Kategori arşivi Bildiriler

KUDÜS BİLİNCİ KIŞ KAMPI 7. PROGRAMI

Değerli Gönül Dostumuz;

01.01.2022 – 07.01.2022 tarihleri arasında Samsun Valiliği ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın himayesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nin desteğiyle Samsun’da farklı alanlarda faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarından müteşekkil Samsun Kudüs Platformu’nca düzenlenen aşağıda program içeriği verilen  (07.01.2022 Cuma günü) bu akşam saat 18:30’da Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon Şehit Ömer Halisdemir Katı’nda icra edilecektir.

Program misafirlerimiz:

  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz ÜNAL,
  • Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut AYDIN,
  • Cihannüma Derneği Genel Sekreteri Av. Cavit TATLI,
  • Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Said Kurşunoğlu olacaktır.

“Kudüs ve Müslümanların Gelecek Perspektifi” temasıyla icra edilecek programın akabinde Kudüs Bilinci Kış Kampına katılım sağlayanlar arasından bir kişiye Kudüs ziyareti hediyesi için kura çekilecek ve hediyesi takdim edilecektir.

Not: Program aynı zamanda SBB TV’nin youtube kanalında canlı yayınlanacaktır.

Program Yer Konum Bilgisi:

Büyük Şehir Çok Amaçlı Salon-(0362) 431 55 77

https://maps.app.goo.gl/nRmV7Tr48feUkg3w8

KUDÜS BİLİNCİ KIŞ KAMPI BAŞLIYOR!

Kudüs Bilinci Kış Kampı, Samsun’da 1-7 Ocak 2022 tarihlerinde “Tarihten Günümüze Kudüs” temasıyla gerçekleşecek. İlk altı oturumu online olarak, yedinci oturumu ise Ömer Halis Demir Konferans Salonu’nda gerçekleşecek programa aşağıda yer alan link üzerinden başvurulabilir.

1-7 Ocak 2022 tarihleri arasında icra edilecek program; “Müslüman Siyasal Aklının Teşekkülünde Kudüs”, “Yahudi Jeo-stratejisi Bağlamında Kudüs”, “Hıristiyan Siyonizmi Bağlamında Kudüs”, “Yahudilerin Devletleşme Oyunu ve Kudüs”, “Benim Adım Kudüs”, “Kültürel İşgal ve Sonuçları”, “Kudüs ve Müslümanların Gelecek Perspektifi” başlıkları esas alınarak 7 oturumda gerçekleştirilecek.

Prof. Dr. Adem APAK, Prof. Dr. Mahmut AYDIN, Prof. Dr. Şinasi AYDIN, Ömer İdris AKDİN, Prof. Dr. Mustafa Said KURŞUNOĞLU, Prof. Dr. Ahmet KAVAS, Prof. Dr. Yavuz ÜNAL tarafından sunulacak temalarla Müslüman bilincin diri tutması gereken bir emanet olarak Kudüs Bilinci gençlerin zihin ve gönül dünyalarına emanet edilecek.

Katılımcılardan bir kişiye program sonunda gerçekleşecek kura çekilişi ile Kudüs Ziyaretinin de hediye edileceği programa kayıt başvurusu için tıklayınız.

Katılım Şartları ve Notlar:
Son Başvuru Tarihi 31 Aralık 2021’dir.
• İlgi duyan herkes programa başvurabilir.
• Programa katılım ücretsizdir.
• Programın, ilk altı oturumu Zoom alt yapısı üzerinden online olarak gerçekleştirilecektir.
• Programın yedinci oturumu panel formatında Ömer Halisdemir Konferans Salonunda icra edilecektir.
• Talep edilmesi durumunda program sonunda katılım belgesi verilecektir.
• Programa dair sorular için cihannumasamsun@gmail.com adresi üzerinden iletişim kurulabilir.

Program:
01.01.2022 – Yahudilerin Devletleşme Oyunu ve Kudüs – Prof. Dr. Ahmet KAVAS
02.01.2022 – Yahudi Jeo-stratejisi Bağlamında Kudüs – Prof. Dr. Mahmut AYDIN
03.01.2022 – Hıristiyan Siyonizmi Bağlamında Kudüs – Prof. Dr. Şinasi GÜNDÜZ
04.01.2022 – Müslüman Siyasal Aklının Teşekkülünde Kudüs – Prof. Dr. Adem APAK
05.01.2022 – Kültürel İşgal ve Sonuçları – Prof. Dr. Yavuz ÜNAL
06.01.2022 – Kudüs Bize Neyi Anlatır? – Ömer İdris AKDİN
07.01.2022 – Kudüs ve Müslümanların Gelecek Perspektifi – Panel (Prof. Dr. Mahmut AYDIN, Prof. Dr. Yavuz ÜNAL, Av. Cavit TATLI, Prof. Dr. Mustafa Said KURŞUNOĞLU)

Kayıt Linki:

http://samsunmilliirade.org/kudusplatformu-kudusbilinci-kis-kampi/

MİLLETİMİZİN YANINDA, DARBECİLERİN KARŞISINDAYIZ

104  emekli amiralin bildirisine bildirisine tepkiler dinmek bilmiyor. Samsun’da da STK’lar çeşitli açıklamalar yapılarak emekli generallerin açıklamalarına tepki gösterdiler. Memur Sen Samsun İl Temsilciliği üyeleri de Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Sanki 15 Temmuz hain darbe girişiminde olduğu gibi meydanda toplanan Memur Sen Samsun İl Temsilciliği üyeleri tepkilerini açtıkları pankart ve basın açıklaması ile bildirdiler. Memur Sen Samsun İl Temsilciliği ve STK üyeleri adına basın açıklaması yapan MemurSen Samsun İl Temsilcisi ve Samsun EğitimBirSen 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Yıldız, “Kendisini millet iradesinin üzerinde gören bir grup emekli amiral vesayet dönemlerine özlem duyan bir açıklama yayınladılar.

Millete muhtıra verilen dönemlerden kalmış köhne bir zihniyetin hazırladığı bu açıklamayı şiddetle kınıyoruz. Yapılan açıklama Silahlı Kuvvetler dâhil olmak üzere devletin kurumlarının milletin hizmetinde olmasından duyulan rahatsızlığı açık etmiştir. Milletin inancından, iradesinden, medeniyet değerlerinden kopmuş, millete yabancılaşmış bir zihniyetin taşıyıcısı olan bu asker emeklilerinin aktif görevde oldukları dönemde neye hizmet ettikleri herkesçe bilenmektedir. “Deniz kuvvetleri emeklisi” sıfatıyla yayınladıkları bildiri içerik itibariyle göstermiştir ki bunlar olsa olsa “amiral eskisi”dir. Eski düzenin kafasını konuşturan bu 104 vesayet mankurtu; Kanal İstanbul ve Montrö anlaşmasına dair cümleler üzerinden “fikir beyanı” adı altında çeşitli iletişim kanallarından gece yarısı deklare ettikleri “muhtıra çağrışımlı” bir açıklamayla siyasete ve millet iradesine müdahale etme niyetlerini beyan etmişlerdir. Kimi çevrelerin içeriğindeki darbe hevesini örtmeye, hafifleterek masumlaştırmaya ve üstelik sahiplenmeye kalkıştığı bu açıklama, her ne kadar darbeci kafanın sefaletini gösterse de görmezden gelinebilecek bir durum değildir. Bu milletin bırakın açıktan darbe çağrısına, iradesine yönelik hiçbir vesayet imasına tahammülü yoktur. Bu nedenle emekli de olsalar siyasete müdahale etme hastalığı nüksedenlere milletin sessiz kalmaz. Milletimiz, açıklamayı yapanlar ve yazanlar kadar yazdıranların ve yayanların da farkındadır. 15 Temmuz’da kursaklarında kalan heveslerini FETÖ ayarlı açıklamanın satır aralarına gizlenmiş bir şekilde görüyor, kirli niyetlerini not ediyoruz. 15 Temmuz gecesi bütün vahşetiyle uygulanan ihanet planlarının milletimizin çelik göğsüne çarparak nasıl suya düştüğünü hatırlatıyor, bu açıklamayla aşikâr edilen kirli niyetlerin de aynı şekilde milletin maşeri vicdanında mahkûm edilerek tarihin kirli sepetine gönderildiğini, gönderileceğini ilan ediyoruz. Amiral eskilerinin bu açıklaması, Silahlı Kuvvetler bünyesinden vesayetçileri ayıklama, hainleri temizleme politikasının doğruluğunu teyit ve te’kit etmiştir. Vesayet virüsünden kurtulamamış, ihanet zehrini damarlarından atamamış bir kısım emekli askerin sözde beka endişesi kisvesiyle siyasete müdahale etme cüretleri; milletin gözünde ihanetin, akılsızlığın ve ahlaksızlığın göstergesidir. Hâlbuki ülkenin bekasını, milletin egemenliğini tehlikeye sokan şey 10 yılda bir yapılan darbelerdir. Bu darbelerle milletin kayaklarının nasıl sömürüldüğü, ülkenin dış mihrakların operasyon sahası haline nasıl getirildiği milletimizin malumudur. Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz gecesi darbeyi önleyen, darbecilere meydanları dar eden millet, Türkiye’nin tarihinden vesayetin izlerini, yarınından muhtıra ve darbe fikrini söküp atmıştır. Bütün darbe heveslileri, vesayet sevdalıları bilmelidir ki, 250 şehidimizin kanıyla 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı yazılan manifesto bu ülke için sadece bir milat değil, kanla imzalanmış bir ahittir. Bizler, darbenin kendisi bir yana imasına dahi tahammülümüzün olmadığını; şehitlere verdiğimiz ahdimizin arkasında, millet iradesinin yanında, darbelerin ve ihanetin karşısında durmaya devam edeceğimizi herkese ilan ediyoruz. Türkiye artık darbecilerden hesap sorulan bir ülkedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 104 amiral eskisi ve açıklamaları hakkında soruşturma başlatmış olmasını yerinde buluyor, faillerle birlikte iştirakçileri ve azmettiricileri de ortaya çıkaracak bir hukuki sürecin işleyeceğine inanıyoruz. Biz de Memur-Sen olarak 81 ilde milletin iradesine karşı bir müdahale hevesi olarak gördüğümüz bu meş’um açıklamayı kınadığımızı şiddetle karşısında olduğumuzu deklare etmek üzere burada toplandık. Ayrıca açıklamaya imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Millet olarak, irademize uzanmak isteyen elin ve arkasındakilerin ortaya çıkarılmasını, yargılanmasını, cezalandırılmasını istiyoruz. Vesayet sevdalılarına hadleri bildirilmeli, darbe heveslileri yargı önünde hesap vermelidir. Öte yandan bu bildiriye imza atanların siyasete müdahale aracı olarak kullandıkları rütbeleri ellerinden alınmalı, o rütbeler üzerinden elde ettikleri kazanç ve imtiyazlar sona erdirilmelidir.” dedi.

BİZLER VATAN NÖBETİMİZİN BAŞINDAYIZ: HODRİ MEYDAN

Bu aziz millet, tarihin en organize ve en alçakça kalkışmalarına karşı yekvücut olup ayağa kalkmış, kendisine biçilmek istenen kefeni yırtıp atmış, kendisini tarih sahnesinin dışına atmak isteyen dâhilî ve haricî düşmanlarına bir daha asla unutamayacakları hezimetler yaşatmıştır.

15 Temmuz’da verilen dersi idrak etmekten uzak müptezeller, bir gece vakti toplanıp bu milletin iradesine karşı bildiri yayınlama cür’etine ve hadsizliğine kalkışmışlar!

Millet iradesine karşı hâlâ bu gibi anti demokratik girişimlerden, darbe imalı bildirilerden, milletin kendilerine verdiği rütbeleri millete karşı kullanmaya kalkan bedhahlardan bir sonuç alabileceğini düşünenler varsa, onlara ve tüm uzantılarına karşı buradan ilan ediyoruz: Hodri Meydan!

Milletimizin emrinde ve hizmetinde olmayı en yüksek rütbe, en büyük şeref ve şan kabul eden Sivil Toplum Kuruluşları olarak dün olduğu gibi bugün de vatan nöbetindeyiz.

Dâhilî ve haricî bütün bedhahlar, hainler ve onların her türlü uzantıları bilmeliler ki, biz gerektiğinde “BİN gider BİR döneriz ama ZAFERLE döneriz.” 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

SAMSUN’DAN AZERBAYCAN’A TAM DESTEK

Samsun’da protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar bir araya gelerek Azerbaycan’a destek verdi.

Samsun Milli İrade Platformu (SAMİR) tarafından Büyük Cami önünde Vali Zülkif Dağlı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de katılımıyla basın açıklaması yapıldı. Düzenlenen basın açıklamasında Azerbaycan’a destek verildi. İlk olarak Samsun Milli İrade Platformu adına bir konuşma yapan Genç Memur-Sen İl Başkanı Ali Sarıalioğlu, “Bütün diplomatik ilişkilerin ötesinde derin bir bağ ile birbirlerine ‘kardeş’ diyen Türkiye ve Azerbaycan dostluğunun boyutu telaffuzu ile vakidir. İki devlet ve tek millet olmanın tarihsel şuuru gün geçtikçe daha fazla anlam kazanmakta ve pekişmektedir. Bu kardeşlik hiç şüphesiz tarihte devletler arasında ortaya konulan en samimi ve en kadim dostluk olarak; diplomasinin devletlerin dostları yoktur, çıkarları vardır, teamülüne de meydan okumaktadır. 28 Eylül sabahı Ermenistan silahlı güçlerinin yeniden ahlaksızca yaptığı saldırıya meşru müdafaa hakkını kullanan Azerbaycan’ın yanında olmak boynumuzun borcudur. Bir yanda kendi toprakları işgal edilen kardeş ülke, diğer yanda ise işgalci konumunda olan bir ülke varken, bizlere de ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen iradenin arkasında durarak, haklı olan Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanında, omuz omuza mücadele vermekten başka seçenek yoktur. Bu saiklerle uluslararası hukukun işletilmesi noktasında; başta Birleşmiş Milletler olmak üzere bütün dünya ülkelerini inisiyatif almaya ve Ermenistan’ın hukuk tanımazlığına karşı tavır almaya davet ediyoruz. Ülkemizin Azerbaycan’a verdiği güçlü destek sadece devletlerimiz arasındaki kardeşlik hukuku sebebiyle değildir. Aynı zamanda otuz senedir ‘kardeş Azerbaycan’a yapılan haksızlığa ve hukuksuzluğa gösterilen haklı bir tepkidir. Ama bilinmelidir ki Türkiye’nin Azerbaycan’a yardımı ve desteği de ‘her nasıl istiyorlarsa öyle’ olur” dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) tarım ekonomisi alanında doktora yapan Azerbaycanlı Cemale İbadbeyli Oğul ise yaptığı konuşmada, “Aynı babanın iki evladı, aynı yurdun iki havası, aynı duyguların farklı tercümanları olarak hep beraber olmaktan, burada olmaktan ve sizlerle aynı duaya amin demekten çok mutluyum. Can Azerbaycan’ın evlatlarının kanları topraklarla sulanmış olabilir. Birçok vatandaşımız masum şekilde şehadet şerbeti içmiş olabilir. Ama hüzünlü değiliz, çünkü 100 sene evvel Çanakkale’de olduğu gibi bugün de vatan toprağı Karabağ için mücadele ediyoruz. Mutsuz değiliz, çünkü Azerbaycan’ın her evladı düğüne gider gibi ölüme koşarak gitmektedir. Çaresiz değiliz, çünkü yarınlar için çare biziz ve yalnız değiliz, çünkü biz 1000 yıllık bir tarihin öz gardaşlarıyız. Rabbim tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Karabağ bizimdir, Karabağ Azerbaycan’ındır” ifadelerini kullandı.

Ellerinde Türk ve Azerbaycan bayrakları ile sloganlar atan grup, basın açıklamasının ardından dağıldı. Basın açıklamasına ayrıca Samsun Valisi Dr. Zülküf DAĞLI, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa DEMİR, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üy. Muhammet Ali Oruç, MemurSen İl Temsilcisi Hamdi Yıldız, Azerbaycanlı öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

“FARKLI CİNSEL KİMLİKLERE SAYGI” SÖYLEMİNİ KINIYORUZ!

Yüce Dinimiz İslam’ın, yaratılış kanunlarını, insan fıtratını, kutsal aile hayatını ve evrensel ahlâk ilkelerini esas alan emir ve yasakları son derece açık ve bellidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu emir ve yasakları bir Cuma hutbesinde ifade etmesinin “nefret söylemi” olarak algılanması ve buradan hareketle anayasal hak olan din ve vicdan özgürlüğünün hiçe sayılması, ifade özgürlüğünün karşısında ahlâksızlıktan yana tavır alınması asla kabul edilemez.

Peygamberimiz (sas.) insanın yaratılışına, fıtratına ve doğasına aykırı olan eşcinsellik konusunda “Ümmetim için en çok korktuğum şey Lût kavminin işlediği (cürümdür).” (İbn Mâce, Hudûd, 12) buyurmuş ve bu işi yapanı Allah’ın lânetlediğini bildirmiştir. (İbn Hanbel, I, 317) Kur’an-ı Kerim’de de bu çirkin fiili işleyen Lût’un (as.) kavminin durumuna değinilerek sapık ilişkilerinden dolayı nasıl helâk edildikleri anlatılmaktadır. (Hûd, 11/78-82) Bütün bunlar, insan fıtratını ve insan için tabiî olanı koruma, makul ve dengeli bir cinsel hayatı sürdürme, sapıklık ve aşırılıkları önleyerek insan onurunu koruyacak ilahi mesajlar olarak insanlığın önüne sunulmaktadır.

Nitekim Allah Rasûlü (sas.), bir gün ashabına beş konuda imtihana çekilmelerinden tedirgin olduğunu söylemiş, bunlardan biri olarak da gayr-ı meşru cinsel birlikteliklerin bir toplumda açıkça yapılacak şekilde yayılması hâlinde orada daha önceleri atalarında hiç görülmemiş hastalık ve salgınların ortaya çıkacağını haber vermiştir. (İbn Mâce, Fiten, 22.)

Günümüzde çoğunlukla meşru olmayan cinsel ilişkiler sebebiyle yaygınlaşan AIDS gibi bazı tehlikeli ve ölümcül hastalıkların gözler önüne serdiği bu gerçek, bu zararların sadece bir kısmını oluşturmaktadır. Zira gayr-ı meşru ilişki, hem bireye hem de topluma geniş ölçüde maddî ve mânevî olarak zarar veren çirkin bir fiildir. Bu ahlâka aykırı davranış, toplumda aile mefhumunun yok olması, akrabalık, komşuluk ve arkadaşlık gibi bağların çözülüp toplumun mânevî ve ahlâkî değerlerinin temelden sarsılması, erkek ve kadının saygınlığının azalması ve insanı bedenî zevklerinin esiri yapıp onun aşağılanması gibi zarar ve sıkıntıları ortaya çıkarmaktadır.

İnsanlık tarihinin çok büyük musibetlerinden biri ile karşı karşıya kaldığımız bu zor zamanda ve evlerimizde mahsur kaldığımız bu mübarek Ramazan’ın rahmet ikliminde Ankara Barosu’nun sözde basın açıklamasının, ilgili baro yetkililerinin yüce Türk Milleti’nin milli ve manevi değerlerinden ne kadar uzak, hatta ne yazık ki bu değerlere ne kadar düşmanca tutum içinde olduğunu göstermesi hüzün vericidir.

İlgili açıklamayı yapan ve akabinde bunu destekleyen bazı baro yapılanmaları; Milletin iradesinin, inancının, teslimiyetinin yalnızca milli ve manevi değerlerimize dayandığını göz ardı etmekte; tahakküm edici, ötekileştirici üsluplarıyla bu milletin yüce fertlerini “öz yurdunda garip öz vatanında parya” olarak görme küstahlığını sürdürme eğiliminde olduklarını ortaya koymaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; bu toprakları vatan kılan değerler; söz konusu baroların savunduğu ahlâk yoksunu düşünceler değil; bin yıldır milletimizi yoğuran İslam ahlâk ve inancıdır.

Biz Samsun Milli İrade Platformu üyesi sivil toplum kuruluşları olarak; ahlâkı, erdemi, adaleti savunan hukuk insanlarına saygılarımızı sunuyor; İslam’ı, İslam’ın emir ve yasaklarını, yüce Milletimizin milli ve manevi değerlerini ötekileştiren bütün tavır ve tutumları ise tel’in ederek bunlar karşısında hukuk çerçevesinde dimdik duracağımızı ilan ediyoruz.

SAMSUN MİLLİ İRADE PLATFORMU

KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’e ilişkin açıklamaları uluslararası hukuk açısından gayr-ı meşrudur ve derhal bu karardan vazgeçilmelidir. Yüzyılın Anlaşması adı altında Kudüs’ün asıl sahibi olan Müslümanlar yok sayılmakta, Siyonist İsrail’in bölgedeki etkinlik alanı arttırılmaktadır.
Kudüs meselesinde, Müslüman devletlerin duyarsızlığı üzüntü ve endişe vericidir. Müslümanlar bu zilletten bir an önce kurtulmalı ve zulme karşı birlik olmalıdır.

ABD Başkanı Trump’ın “Yüzyılın Anlaşması” olarak dayattığı kararları Müslümanların ilk kıblesi ve kutsal toprakları olan Kudüs’ün aleyhinde görüyor ve tanımıyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN ZULMÜ BASIN AÇIKLAMAMIZ

Samsun Milli irade Platformu(Samir) organizesiyle bugün cuma namazı sonrası saat 13.00’da Samsun Büyük Cami önunde Dogu Türkistandaki Çin zulmü protesto edilerek basın açıklaması gerceklestirdik ve dünya mazlumları için bir duaya amin dedik…

Samsun Milli İrade Platformu (SAMİR) organizesiyle bugün cuma namazı sonrası Samsun Büyük Cami önünde Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü protesto etmek için yaptığımız basın açıklamasına yüzlerce vatandaşımız katıldı. Çin devleti tarafından Doğu Türkistan’da tecrit ve asimilasyon gibi insanlık dışı ve çağ dışı uygulamalara maruz bırakılan soydaşlarımıza ve dindaşlarımıza olan desteğimizi ifade ettik.
Bu haksız ve hukuksuz uygulamalara bütün insanlığın, bilhassa İslam ve Türk dünyasının karşı çıkması gerektiğini belirttik. Eğer İslam dünyası müslüman arıyorsa Doğu Türkistan müslümandır. Eğer Türk dünyası Türk arıyorsa Doğu Türkistan Türk’tür.
Eğer insanlık insan arıyorsa, Doğu Türkistan’da katledilen insanlıktır.
Basın açıklamamıza katılımlarıyla bizleri onurlandıran Samsun Valimiz sayın Osman Kaymak’a, Ak Parti il başkanı sayın Av. Ersan Aksu’ya, Samsun Üniversitesi rektörü Prof. Dr. sayın Mahmut Aydın’a, Kudüs Alimler Birliği üyesi ve Mescid-i Aksa murabıtı sayın Nurettin Recebi’ye, STK, Dernek, Vakıf, Sendika temsilcisi ve üyelerine, tüm Samsun’lu hemşehrilerimize yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu vesileyle; basın açıklamamız ve birlik ve beraberliğimizin amacına ulaşmasını ve hayırlı sonuçlara vesile olmasını yüce Rabbimden niyaz ediyor, saygılar sunuyorum.

DİYARBAKIR ANNELERİNE DESTEK AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRDİK

Diyarbakır Annelerine destek amacıyla, Samsun STK ları olarak 25.09.2019 Çarşamba günü saat 12.30 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdik.